"galleon" in Turkish
Definition
Kalyon, 16. ve 18. yüzyıllar arasında Avrupalıların genellikle ticaret ve savaş için kullandığı büyük yelkenli gemidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tarihte, korsan ya da denizcilikle ilgili hikayelerde kullanılır; modern gemiler için geçerli değildir. 'İspanyol kalyonu', 'batık kalyon', 'hazine kalyonu' gibi ifadelerle sıkça görülür.
Examples
The galleon sailed across the ocean carrying gold and spices.
**Kalyon**, altın ve baharat taşıyarak okyanusu geçti.
Pirates attacked the galleon at night.
Korsanlar gece **kalyon**a saldırdı.
The old galleon is now a famous museum ship.
Eski **kalyon** şimdi ünlü bir müze gemisi.
Legend says there’s a sunken galleon full of treasure near this island.
Efsaneye göre bu adanın yakınlarında hazine dolu batık bir **kalyon** var.
During the festival, kids pretend their cardboard box is a mighty galleon.
Festivalde çocuklar karton kutularını güçlü bir **kalyon** gibi hayal ederler.
If I could time travel, I'd love to see a galleon in action on the high seas.
Zamanda yolculuk yapabilsem, açık denizde hareket halinde bir **kalyon** görmek isterdim.