"gainful" in Turkish
Definition
Bir şey kazançlıysa, özellikle gelir getiren iş veya faaliyetler olmak üzere, maddi fayda ya da para sağlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yazılı dilde geçer, özellikle 'gainful employment' olarak. Mali veya maddi kazanç anlamına gelir; kişisel ya da duygusal kazançlar için kullanılmaz.
Examples
He is looking for gainful employment after graduating.
O, mezun olduktan sonra **kazançlı** bir iş arıyor.
A gainful business must generate consistent profits.
**Kazançlı** bir iş sürekli kâr sağlamalıdır.
She finally found gainful work after months of searching.
O, aylarca aradıktan sonra nihayet **kazançlı** bir iş buldu.
Many people struggle to find gainful jobs in a tough economy.
Zorlu bir ekonomide birçok insan **kazançlı** işler bulmakta zorlanıyor.
He left his passion for art to pursue something more gainful.
Sanat tutkusunu bırakıp daha **kazançlı** bir alana yöneldi.
Not all volunteer work is gainful, but it can still be rewarding in other ways.
Her gönüllü çalışma **kazançlı** olmayabilir; yine de farklı şekillerde ödüllendirici olabilir.