"gain in" in Turkish
Definition
Belirli bir alanda gelişmek, artmak veya daha fazlasını elde etmek; ör: 'özgüven kazanmak', 'güçte artmak'.
Usage Notes (Turkish)
'Gain in', ardından genellikle soyut bir alan (örn: 'confidence', 'strength') gelir. Daha çok resmi veya yazılı dilde kullanılır; somut nesneler için uygun değildir. Yaygın kalıplar: 'gain in popularity', 'gain in experience'. Tek başına 'gain' ile karıştırmayın, o ayrıca 'kazanmak' veya 'kilo almak' anlamına gelebilir.
Examples
She started to gain in confidence after the training.
Eğitimden sonra **özgüvende artmak** başladı.
His work has gained in importance over the years.
Yıllar içinde işi **önemde artmak** kazandı.
Children quickly gain in experience as they grow up.
Çocuklar büyüdükçe hızla **tecrübe kazanmak** olur.
The new product started to gain in popularity soon after its launch.
Yeni ürün, piyasaya çıktıktan kısa süre sonra hızla **popülerlikte artmak** başladı.
After moving abroad, I really gained in independence.
Yurtdışına taşındıktan sonra gerçekten **bağımsızlıkta artmak** yaşadım.
This team has gained in strength since the new coach arrived.
Yeni antrenör geldikten sonra bu takım **güçte artmak** yaşadı.