"furrowed" in Turkish
Definition
Genellikle düşünce, kaygı veya öfke gibi duygular sonucu alında ya da yüzde oluşan derin çizgiler. Toprak veya yüzeyde belirgin oyukları anlatmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'çatık kaş', 'çatık alın' gibi duygusal durumlar için kullanılır. Tarla gibi yüzeyler için 'oyuklu' da tercih edilir; gündelik konuşmada değil, betimleyici bir ifadedir.
Examples
He looked at me with a furrowed brow.
Bana **çatık** alınla baktı.
Her face was furrowed in concentration.
Yüzü yoğun şekilde **çatık**tı.
The farmer walked along the furrowed field.
Çiftçi **oyuklu** tarlada yürüdü.
"Are you okay?" she asked, noticing his furrowed forehead.
"İyi misin?" diye sordu, onun **çatık** alnını fark ederek.
His eyebrows were furrowed in confusion during the test.
Sınavda kaşları kafa karışıklığıyla **çatılmıştı**.
You could see the furrowed lines across her forehead when she was deep in thought.
Derin düşüncelere daldığında alnında **çatık** çizgiler görülüyordu.