"freshest" in Turkish
Definition
Bir şeyin en yeni, en yakın zamanda yapılmış ya da elde edilmiş olduğunu belirtir. Genellikle yiyecekler, hava, haberler veya fikirler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Üç veya daha fazla şey arasında karşılaştırma yapılırken kullanılır. Daha çok yiyecek, haber, hava için söylenir. 'Cool' gibi serin anlamında değil; yenilik ve kaliteden bahseder.
Examples
This milk is the freshest in the store.
Bu süt mağazadaki **en taze** süt.
She picked the freshest flowers for the table.
Masa için **en taze** çiçekleri seçti.
I want the freshest bread you have.
Elinizdeki **en taze** ekmeği istiyorum.
Do you have any freshest updates about the event?
Etkinlikle ilgili **en taze** güncellemeleriniz var mı?
That's the freshest idea I've heard all day!
Bu, bugün duyduğum **en taze** fikir!
Let's go to the bakery early to get the freshest pastries.
Pastaneye erken gidelim de **en taze** poğaçaları alalım.