"freestanding" in Turkish
Definition
Başka bir nesneye bağlı ya da yaslanmadan kendi başına duran mobilya veya yapılar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle küvet, kitaplık, ev gibi nesneler için kullanılır. İnsanlar için kullanılmaz. 'freestanding bathtub', 'freestanding house' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The kitchen has a freestanding refrigerator.
Mutfakta **bağımsız duran** bir buzdolabı var.
We bought a freestanding lamp for the living room.
Oturma odası için **bağımsız duran** bir lamba aldık.
Their new house is freestanding with a big garden.
Yeni evleri **bağımsız duran** ve büyük bir bahçesi var.
I love the look of a freestanding bathtub—so modern and stylish.
**Serbest duran** bir küvetin görünüşünü çok seviyorum—çok modern ve şık.
This shelf is freestanding, so you can move it anywhere you want.
Bu raf **bağımsız duran**, istediğiniz yere taşıyabilirsiniz.
Our office is in a freestanding building right next to the park.
Ofisimiz, parkın hemen yanında bulunan **bağımsız duran** bir binada.