"fouler" in Turkish
Definition
Bir şeyi kirletmek veya spor sırasında kurallara aykırı şekilde birine ya da bir şeye dokunmak.
Usage Notes (Turkish)
Bu fiil çok resmî ve nadir kullanılır; günlük dilde genellikle 'foul' tercih edilir. En çok spor veya çevre kirliliği bağlamında geçer.
Examples
Be careful not to fouler the water with chemicals.
Suyu kimyasallarla **kirletmemeye** dikkat et.
Industrial waste can fouler rivers and lakes.
Endüstriyel atıklar nehirleri ve gölleri **kirletebilir**.
Players who fouler are often given a penalty.
**Faul yapan** oyunculara genellikle ceza verilir.
If you fouler the air, everyone has to breathe it.
Eğer havayı **kirletirsen**, herkes onu solumak zorunda kalır.
He was sent off for fouler his opponent during the game.
Rakibine maç sırasında **faul yaptığı** için oyundan atıldı.
Don’t fouler your reputation by lying.
Yalan söyleyerek itibarını **kirletme**.