"fortify" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha güçlü veya güvenli hale getirmek; genellikle savunma oluşturmak veya güç katmak için kullanılır. Ayrıca birinin kendine güvenini veya kararlılığını artırmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek (duvarlar, kalkanlar) hem de mecazi anlamda (hisler, kararlar) kullanılır. Beslenmede vitamin veya mineral eklemek için de geçer.
Examples
We need to fortify the walls before the storm arrives.
Fırtına gelmeden önce duvarları **güçlendirmeliyiz**.
Milk is often fortified with vitamin D.
Süt genellikle D vitamini ile **zenginleştirilir**.
The army worked to fortify the city against attack.
Ordu, şehri saldırıya karşı **güçlendirmek** için çalıştı.
Maybe have some food to fortify yourself before the exam.
Belki sınavdan önce kendini **güçlendirmek** için bir şeyler ye.
The speech was meant to fortify our spirits during tough times.
Konuşma, zor zamanlarda ruhumuzu **güçlendirmek** için söylendi.
A good night’s sleep can really fortify you for a long day ahead.
İyi bir gece uykusu seni uzun bir gün için gerçekten **güçlendirebilir**.