"forgers" in Turkish
Definition
Başka insanları kandırmak için sahte belge, para veya sanat eseri gibi şeyler yapan kişiler.
Usage Notes (Turkish)
'Sahtekar', 'sahteci' veya 'kalpazan' genellikle resmi ve hukuki metinlerde kullanılır. Parayla veya belgeyle ilgili ciddi suçları ifade eder. 'Forager' (yiyecek toplayıcı) ile karıştırmayınız.
Examples
The police arrested two forgers yesterday.
Polis dün iki **sahtekarı** yakaladı.
Forgers try to make fake passports look real.
**Sahtekarlar**, sahte pasaportları gerçek gibi göstermeye çalışır.
Some forgers are skilled artists.
Bazı **sahtekarlar** yetenekli sanatçılardır.
Back in the 1800s, forgers made fake banknotes by hand.
1800'lü yıllarda, **kalpazanlar** sahte banknotları elle yapıyordu.
Nowadays, most forgers use computers and printers to do their work.
Günümüzde çoğu **sahtekar** işinde bilgisayar ve yazıcı kullanıyor.
The museum discovered that the paintings were the work of skilled forgers.
Müze, tabloların yetenekli **sahtekarlar**ın eseri olduğunu ortaya çıkardı.