"forensic" in Turkish
Definition
Suçların çözümü veya mahkemede kanıt sunmak amacıyla bilimsel yöntemlerin kullanılmasına ilişkin.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sıfat olarak kullanılır ('adli tıp', 'adli rapor' gibi). Hukuk, polis ve suç soruşturmalarında yaygındır. 'Bilimsel' ile karıştırılmamalı; 'adli' doğrudan suç ve hukukla ilgilidir.
Examples
The police used forensic science to find the criminal.
Polis, suçluyu bulmak için **adli** bilimi kullandı.
He studied forensic medicine at university.
Üniversitede **adli** tıp okudu.
The court needed a forensic report.
Mahkeme bir **adli** rapora ihtiyaç duydu.
She's a top forensic expert who helps solve difficult murder cases.
O, zor cinayet davalarını çözmeye yardımcı olan üst düzey bir **adli** uzmandır.
You usually see forensic teams at serious crime scenes collecting evidence.
Ağır suç mahallerinde genellikle kanıt toplayan **adli** ekipler görürsünüz.
The show focuses on forensic techniques that catch clever criminals.
Dizi, zeki suçluları yakalayan **adli** tekniklere odaklanıyor.