Type any word!

"flotsam and jetsam" in Turkish

yüzen enkaz ve döküntü

Definition

Başlangıçta 'flotsam and jetsam', bir gemi kazasından sonra denizde yüzen gemi parçaları ve yük anlamına gelir. Günümüzde ise istenmeyen veya atılmış, karışık eşya topluluklarını da tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi ya da resmi bir ifadedir; genellikle karışık, dağınık ve değersiz nesnelere mecazi anlamda kullanılır. İnsanlar için kullanılmaz.

Examples

After cleaning the beach, we collected bags of flotsam and jetsam.

Sahili temizledikten sonra, çuvallarla **yüzen enkaz ve döküntü** topladık.

The attic was filled with flotsam and jetsam from years of storage.

Tavan arası, yılların **yüzen enkaz ve döküntüsü** ile doluydu.

He threw away all the flotsam and jetsam cluttering his desk.

Masanın üzerini kaplayan tüm **yüzen enkaz ve döküntü**leri attı.

After the storm, the shoreline was covered in flotsam and jetsam.

Fırtınadan sonra kıyı **yüzen enkaz ve döküntüyle** doluydu.

When moving houses, we realized how much flotsam and jetsam we had accumulated over the years.

Ev taşırken yıllarca ne kadar **yüzen enkaz ve döküntü** biriktirdiğimizi fark ettik.

The drawer is full of flotsam and jetsam—maybe it's time for a good cleanout.

Çekmece tamamen **yüzen enkaz ve döküntü** dolu—sanırım temizlik vakti geldi.