Type any word!

"flitting" in Turkish

uçuşmakhafifçe dolaşmak

Definition

Bir yerden başka bir yere hafif ve hızlı bir şekilde hareket etmek. Genellikle kuşlar, böcekler veya huzursuz insanların hareketlerini tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'flitting' daha çok edebi ve betimleyici bir ifadedir, hafif ve huzursuz hareketler için kullanılır; 'flitting about', 'flitting from', 'flitting between' gibi ifadelerle geçer. Ağır veya maksatlı hareketler için uygun değildir. Zihinsel geçişler için de kullanılabilir.

Examples

The butterfly was flitting from flower to flower.

Kelebek çiçekten çiçeğe **uçuşuyordu**.

She kept flitting around the room, unable to sit still.

O, odada sürekli **uçuşuyor**, bir türlü yerinde duramıyordu.

Birds were flitting in the trees outside.

Dışarıdaki ağaçlarda kuşlar **uçuşuyordu**.

Thoughts kept flitting through my mind during the meeting.

Toplantı sırasında düşünceler zihnimde **uçuşuyordu**.

He’s always flitting from one hobby to another, never sticking to anything.

O, her zaman bir hobiden diğerine **uçuşuyor**, hiçbirine bağlı kalmıyor.

I caught a glimpse of her flitting across the hallway.

Onun koridordan **hafifçe geçip gittiğini** göz ucuyla gördüm.