"flirts" in Turkish
Definition
Birine karşı çekiciliğini hafifçe ve eğlenceli bir şekilde göstermek; genellikle ciddi bir niyet olmadan yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi ve eğlenceli bir ortamda kullanılır. Hem erkekler hem kadınlar için geçerli. Her zaman ciddi ilişki anlamına gelmez; çoğu zaman sadece şaka amaçlıdır.
Examples
He flirts with his classmates during lunch.
O, öğle yemeğinde sınıf arkadaşlarıyla **flört eder**.
She always flirts with the waiter at the café.
O, kafedeki garsonla her zaman **flört eder**.
Tom flirts when he feels happy.
Tom mutlu olduğunda **flört eder**.
Whenever Jane flirts, she makes everyone laugh with her jokes.
Jane **flört ettiğinde**, esprileriyle herkesi güldürür.
He sometimes flirts just to get attention, not because he likes someone.
Bazen sadece dikkat çekmek için **flört eder**, birini gerçekten beğendiği için değil.
My friend flirts with everyone she meets—it's just her personality.
Arkadaşım, tanıştığı herkese **flört eder**—bu onun kişiliği.