"fleer" in Turkish
Definition
Birine küçümseyerek, alaycı şekilde gülmek; saygısızlık göstermek amacıyla yapılan küçümseyici gülüş.
Usage Notes (Turkish)
'Fleer' edebi ve eski bir kelimedir; günlük konuşmada sıkça kullanılmaz. Modern Türkçede 'alay etmek', 'küçümsemek' veya 'alaycı gülmek' gibi ifadeler tercih edilir.
Examples
They began to fleer at his strange accent.
Onlar onun garip aksanını **alaycı bir şekilde gülerek** küçümsediler.
It is unkind to fleer at anyone's mistakes.
Birinin hatalarıyla **alaycı bir şekilde gülmek** nazik değildir.
She tried not to fleer when he tripped.
O düştüğünde o, **alaycı bir şekilde gülmemeye** çalıştı.
The crowd couldn't help but fleer as the speaker made a silly error.
Konuşmacı komik bir hata yapınca kalabalık **alaycı bir şekilde gülmeden** edemedi.
He would often fleer behind people's backs, never to their faces.
O, insanların arkasında sık sık **alaycı bir şekilde güler**, asla yüzlerine karşı yapmazdı.
You might win more friends if you didn't always fleer at their ideas.
Hep onların fikirleriyle **alaycı bir şekilde gülmesen** daha çok arkadaş kazanabilirdin.