Type any word!

"flaring" in Turkish

alevlenengenişleyen

Definition

Parlak bir şekilde yanan veya bir şeyin (örneğin burun deliği veya pantolon paçası) genişçe açıldığı durumları tanımlar. Işık, ateş veya genişleyen nesneler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla betimleyici anlatımlarda kullanılır. 'Flaring nostrils' öfkeyle genişleyen burun delikleri anlamında, 'flaring pants' ise paçaları geniş pantolonu belirtir. 'Flashing' veya 'flaring up' ile karıştırılmamalı.

Examples

The fire was flaring brightly in the night.

Ateş gece parlakça **alevleniyordu**.

His nostrils were flaring with anger.

Öfkeyle burun delikleri **genişledi**.

She wore flaring pants today.

Bugün **genişleyen** pantolon giydi.

The sunset made the sky look like it was flaring with vivid colors.

Gün batımı, gökyüzünü canlı renklerle **alevlenmiş** gibi gösterdi.

His temper kept flaring up whenever someone disagreed with him.

Biri ona karşı çıktığında öfkesi sürekli **alevlendi**.

The dress had a flaring skirt that moved beautifully when she danced.

Elbisenin dans ederken güzelce hareket eden **genişleyen** eteği vardı.