"flamboyant" in Turkish
Definition
Gösterişli kişi veya şeyler çok dikkat çekici, renkli ya da dramatik olur ve genellikle ilgi toplar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle stil, kişilik, kıyafet veya sanat işleri için kullanılır. Çoğunlukla olumlu, fakat bazen aşırı gösterişli anlamı da taşıyabilir. Yaygın: 'gösterişli kişilik', 'gösterişli kıyafet'.
Examples
He wore a flamboyant red suit to the party.
Partiye **gösterişli** kırmızı bir takım elbise giydi.
The bird has flamboyant feathers.
Kuşun **gösterişli** tüyleri var.
She has a flamboyant personality.
Onun **gösterişli** bir kişiliği var.
His flamboyant style always makes him stand out in a crowd.
Onun **gösterişli** tarzı onu her zaman kalabalıkta öne çıkarır.
Artists known for their flamboyant paintings often love bold colors and patterns.
**Gösterişli** tablolarıyla tanınan sanatçılar genellikle cesur renkleri ve desenleri severler.
The actor’s flamboyant gestures captivated the audience.
Oyuncunun **gösterişli** hareketleri seyircileri büyüledi.