"flagrante" in Turkish
Definition
Birinin suçu işlerken yakalanması anlamına gelen, daha çok yasal veya polis bağlamlarında kullanılan bir terimdir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yasal bağlamda kullanılır. Günlük dilde bazen 'suçüstü yakalamak' de denir.
Examples
The thief was caught flagrante by the police.
Hırsız polis tarafından **suçüstü** yakalandı.
He was arrested flagrante while trying to escape.
Kaçmaya çalışırken **suçüstü** yakalandı.
The judge spoke about crimes committed flagrante.
Yargıç, **suçüstü** işlenen suçlardan bahsetti.
He was caught flagrante stealing money from the register.
Kasadan para çalarken **suçüstü** yakalandı.
He's in jail now, thanks to being caught flagrante.
Şimdi hapiste, çünkü **suçüstü** yakalandı.
Reporters love when someone gets caught flagrante—it makes for great headlines.
Muhabirler birisinin **suçüstü** yakalanmasını sever—bu harika haber başlığı olur.