Type any word!

"fissure" in Turkish

yarıkçatlak (bilimsel/medikal anlamda)

Definition

Genellikle kaya, zemin veya dokuda oluşan dar ve uzun bir çatlak ya da yarık.

Usage Notes (Turkish)

'Yarık' veya 'çatlak' kelimeleri bilim, tıp veya jeoloji alanlarında sık kullanılır. 'Anal fissure' (anal çatlak), 'kayarık' (kaydaki yarık) gibi tamlamalar yaygındır. Günlük eşyadaki küçük çatlaklar için bu kelimeler tercih edilmez.

Examples

A deep fissure formed in the ice after the storm.

Fırtınadan sonra buzda derin bir **yarık** oluştu.

The doctor noticed a small fissure in the patient's skin.

Doktor, hastanın derisinde küçük bir **çatlak** fark etti.

Plants grew out of every fissure in the old wall.

Eski duvardaki her **yarık**tan bitkiler çıkıyordu.

The earthquake left a huge fissure running across the field.

Deprem, tarlanın ortasından geçen büyük bir **yarık** bıraktı.

There's a small fissure in the rock where water drips through.

Kayada suyun damladığı küçük bir **çatlak** var.

After hours of hiking, his feet developed a painful fissure.

Saatlerce yürüdükten sonra ayağında ağrılı bir **çatlak** oluştu.