"finessing" in Turkish
Definition
Bir şeyi ustalık, zekâ veya incelikle halletmek ya da başarmak.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve modern bir ifadedir. Genellikle bir şeyi ustalık veya kurnazlıkla, bazen de ufak tefek kural esnemeleriyle elde etmek anlamına gelir. 'Finessing a deal' gibi deyimlerde sık rastlanır.
Examples
She is finessing her presentation to make sure it's perfect.
Sunumunu mükemmel olsun diye **ustalıkla hazırlıyor**.
They are finessing the details of the deal.
Anlaşmanın detaylarını **ustalıkla hallediyorlar**.
He kept finessing his way out of difficult situations at work.
İş yerindeki zor durumlardan sürekli **ustalıkla sıyrılıyordu**.
She’s great at finessing conversations when things get awkward.
Sohbetler garipleştiğinde **ustalıkla işi toparlıyor**.
He’s always finessing his way into VIP events without a ticket.
Biletsiz VIP etkinliklerine her zaman **kurnazca girer**.
When it comes to group projects, she’s a pro at finessing everyone’s ideas into a great final plan.
Grup projelerinde herkesin fikrini **ustalıkla birleştirip** harika bir plan oluşturuyor.