"fidgeting" in Turkish
Definition
Heyecanlı, sabırsız veya sıkılmış hissedildiğinde ellerin, ayakların veya vücudun ufak hareketler yapması.
Usage Notes (Turkish)
'fidgeting' daha çok günlük ve samimi dilde kullanılır. Parmak tıklatma, sandalyede kıpırdanma gibi alışkanlıklar için geçerlidir. 'stop fidgeting', 'kept fidgeting with...' gibi deyimlerle sıkça karşılaşılır.
Examples
He was fidgeting in his chair during the test.
Sınav sırasında sandalyede **kıpırdanıyordu**.
Please stop fidgeting and sit still.
Lütfen **kıpırdanmayı** bırak ve hareketsiz otur.
She couldn't stop fidgeting with her pen.
O, kalemiyle **kıpırdanmaktan** kendini alamadı.
Kids start fidgeting when they get bored in class.
Çocuklar sınıfta sıkılınca **kıpırdanmaya** başlar.
I kept fidgeting with my keys while waiting.
Beklerken anahtarlarımı sürekli **kıpırdandım**.
Even adults find themselves fidgeting during long meetings.
Uzun toplantılarda yetişkinler bile **kıpırdandıklarını** fark ederler.