"feh" in Turkish
Definition
Hoşnutsuzluk, rahatsızlık veya tiksinti ifade etmek için kullanılan bir ünlem; genellikle yazılı dilde ya da çizgi romanlarda rastlanır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada az kullanılır; yazıda ve çizgi romanlarda daha çok görülür. 'meh' ve 'bah' gibi, genelde umursamaz ya da hoşnutsuz bir tavır gösterir.
Examples
Feh, I don't like spinach at all.
**Feh**, ıspanağı hiç sevmem.
He looked at the broken toy and said, 'Feh.'
Kırık oyuncağa baktı ve '**Feh**' dedi.
Feh! That answer doesn't make sense.
**Feh**! O cevap hiç mantıklı değil.
You call that a joke? Feh, I've heard better.
Buna şaka mı diyorsun? **Feh**, daha iyilerini duydum.
Feh. Some people just like to complain about everything.
**Feh**. Bazı insanlar her şeyi şikayet etmeyi sever.
When I see how messy my room is, all I can say is, 'Feh.'
Odamın ne kadar dağınık olduğuna bakınca sadece '**Feh**' demek geliyor içimden.