"feed" in Turkish
Definition
Birine veya bir hayvana yemek vermek ya da bir şeyi çalışması veya büyümesi için gerekli olanla beslemek. İsim olarak hayvan yemi ya da sosyal medya/uygulamadaki yeni içerik akışını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'feed the baby/hayvan' başkasına yemek vermek anlamında. Kendi yemek için 'eat' kullanılır. Veri girerken 'feed into' ifadesiyle kullanılır. Sosyal medya'daki 'feed' yeni içerik listesidir.
Examples
I feed the cat every morning.
Her sabah kediyi **beslerim**.
She fed the baby before lunch.
O, öğle yemeğinden önce bebeği **besledi**.
This machine is fed by solar power.
Bu makine güneş enerjisiyle **çalışıyor/besleniyor**.
Don't feed him any excuses—just tell him the truth.
Ona hiçbir bahane **sunma**, sadece gerçeği söyle.
My feed is full of travel videos lately.
Son zamanlarda **akışım** seyahat videolarıyla dolu.
We need better data to feed the model.
Modeli **beslemek** için daha iyi veriye ihtiyacımız var.