Type any word!

"faze" in Turkish

afallatmakşaşırtmak

Definition

Birini huzursuz, şaşkın ya da kendine olan güvenini kaybetmiş hissettirmek.

Usage Notes (Turkish)

Sıklıkla 'not fazed', 'unfazed' şeklinde olumsuz olarak kullanılır. Resmî ve nadir bir fiildir, 'phase' (dönem) ile karıştırılmamalıdır.

Examples

Loud noises do not faze her at all.

Yüksek sesler onu hiç **afallatmıyor**.

He was not fazed by the difficult question.

Zor soru onu hiç **şaşırtmadı**.

Nothing can faze Tom when he is focused.

Tom odaklandığında hiçbir şey onu **afallatamaz**.

I tried to scare her, but it didn’t faze her at all.

Onu korkutmaya çalıştım ama bu onu hiç **afallatmadı**.

Public speaking doesn’t faze me anymore.

Artık topluluk önünde konuşmak beni **şaşırtmıyor**.

She seemed completely unfazed by the criticism.

Eleştiriler karşısında tamamen **soğukkanlı** görünüyordu.