"fashionably" in Turkish
Definition
Güncel moda veya trendleri takip ederek bir işi yapmak, özellikle kıyafet veya görünüşte. Şık ve toplumda kabul gören bir şekilde hareket etmeyi de kapsar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiilden sonra gelir ('modaya uygun giyinmek'). Daha çok kıyafet için ama şık yapılan işler için de olur. Biraz resmi/standart bir ifadedir; argo değildir. 'Fashionable' (sıfat) ile karıştırmayın.
Examples
She always dresses fashionably.
O her zaman **modaya uygun bir şekilde** giyinir.
He arrived fashionably late to the party.
O, partiye **modaya uygun bir şekilde** geç geldi.
They decorated their house fashionably.
Evlerini **modaya uygun bir şekilde** dekore ettiler.
I can’t afford to live fashionably in this city.
Bu şehirde **şık bir şekilde** yaşamaya param yetmiyor.
The guests showed up fashionably late for dinner, just as expected.
Misafirler, beklendiği gibi, yemeğe **modaya uygun bir şekilde** geç geldiler.
She walked into the room so fashionably confident that everyone noticed her.
Odaya öyle **şık bir şekilde** özgüvenli girdi ki, herkes ona baktı.