"fade into" in Turkish
Definition
Yavaşça kaybolmak veya daha az fark edilir hale gelmek; ya da yavaş yavaş bir şeyin parçası olmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle görsel ya da birinin/şeyin göz önünden kaybolduğu durumlarda kullanılır. Renk değişimini anlatırken sadece 'fade' kullanılır.
Examples
The music will fade into silence at the end of the song.
Şarkının sonunda müzik **sessizliğe karışacak**.
The colors of the sunset slowly fade into the night sky.
Gün batımı renkleri yavaşça **gece gökyüzüne karışır**.
The actor wanted to fade into the crowd after the show.
Oyuncu gösteri sonrası **kalabalığın içine karışmak** istedi.
Old memories sometimes fade into the background of our minds.
Eski anılar bazen zihnimizin arka planında **kaybolur**.
She tried to fade into the conversation, hoping not to draw attention.
Dikkat çekmemek için sohbete **karışmaya çalıştı**.
It’s easy to fade into the shadows in a big city.
Büyük bir şehirde **gölgeler arasında kaybolmak** kolaydır.