"eyeshot" in Turkish
Definition
Bulunduğun yerden gözlerinle görebildiğin alan veya mesafe.
Usage Notes (Turkish)
'within eyeshot' (görüş alanında), 'out of eyeshot' (görüş alanı dışında) şeklinde kullanılır. Sadece gözle görülebilen alanı ifade eder, 'eyesight' (görme yetisi) ile karıştırmayın.
Examples
The children were always kept within eyeshot of their parents.
Çocuklar daima ailelerinin **görüş alanı**nda tutulurdu.
The park is just within eyeshot of my house.
Park, evimin **görüş alanı** içinde.
Please stay in eyeshot so I can see you.
Gözümün önünde olman için **görüş alanı**mdan ayrılma.
Don't worry, as long as you're within eyeshot, I'll keep an eye on you.
Endişelenme, **görüş alanı**mda olduğun sürece seni izlerim.
The dog disappeared out of eyeshot in just a few seconds.
Köpek birkaç saniyede **görüş alanı**ndan çıktı.
They waited until the teacher was out of eyeshot before they started talking again.
Öğretmen **görüş alanı**ndan çıktıktan sonra konuşmaya tekrar başladılar.