Type any word!

"extraditing" in Turkish

iade etmek

Definition

Suç işlediği iddia edilen veya hüküm giymiş bir kişinin, yargılanmak veya cezalandırılmak üzere bir ülkeden veya bölgeden diğerine resmî olarak gönderilmesi.

Usage Notes (Turkish)

Bu terim resmi, hukuki ve haber dilinde kullanılır. 'extraditing criminals', 'extraditing suspects' ifadelerinde geçer. Sadece uluslararası suçluların veya şüphelilerin iadesinde kullanılır; 'deporting' yani sınır dışı etmeyle karıştırılmamalıdır.

Examples

The government is extraditing the suspect to another country.

Hükümet, şüpheliyi başka bir ülkeye **iade ediyor**.

They are extraditing him because he broke the law.

Onlar onu **iade ediyorlar** çünkü o yasayı çiğnedi.

There are strict rules for extraditing criminals.

Suçluların **iade edilmesi** için katı kurallar vardır.

Why are they so slow in extraditing him? The case has been open for years.

Onu **iade etmekte** neden bu kadar yavaşlar? Dava yıllardır açık.

I heard they're extraditing that famous businessman soon.

Duydum ki, yakında o ünlü iş insanı **iade edilecekmiş**.

Without a treaty, extraditing suspects is really complicated.

Anlaşma olmadan, şüphelileri **iade etmek** gerçekten çok karmaşık.