Type any word!

"extinguished" in Turkish

söndürülmüşsönmüş (duygu, umut için)

Definition

Ateş, ışık ya da duygu gibi bir şeyin tamamen sönmüş ve artık aktif olmamasını belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmî veya betimleyici bağlamlarda kullanılır. 'The fire was extinguished' örneğinde olduğu gibi, ateş ya da umutların sönmesi için de kullanılabilir. Genellikle edilgendir.

Examples

The campfire was extinguished before we left.

Biz ayrılmadan önce kamp ateşi **söndürülmüş**tü.

The candles were extinguished after the party.

Parti bittikten sonra mumlar **söndürülmüş**tü.

The fire was quickly extinguished by the firefighters.

Yangın, itfaiyeciler tarafından hızla **söndürülmüş**tü.

After hearing the bad news, all hope seemed extinguished.

Kötü haberi alınca tüm umutlar **sönmüş** gibi hissettik.

By the time I got home, the streetlights were already extinguished.

Eve geldiğimde sokak lambaları çoktan **sönmüş**tü.

His enthusiasm for the project was completely extinguished by constant criticism.

Sürekli eleştirilerle projeye olan heyecanı tamamen **sönmüş**tü.