"exploitative" in Turkish
Definition
Başkalarının haklarını veya ihtiyaçlarını göz ardı ederek sadece kendi çıkarı için onları haksızca kullanan davranış ya da uygulamalar anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Olumsuz bir anlam taşır; 'sömürücü çalışma şartları', 'sömürücü sistem' gibi ifadelerde sıkça kullanılır. 'Adil' veya 'etik' kavramlarına zıttır.
Examples
The factory was accused of exploitative working conditions.
Fabrikaya **sömürücü** çalışma koşullarıyla suçlama yapıldı.
Some companies use exploitative marketing to trick customers.
Bazı şirketler müşterileri kandırmak için **sömürücü** pazarlama kullanır.
He protested against the exploitative landlord.
**Sömürücü** ev sahibine karşı protesto etti.
Their exploitative relationship left her feeling used and powerless.
Onların **sömürücü** ilişkisi, kadının kendini kullanılmış ve çaresiz hissetmesine neden oldu.
Many criticized the film industry for its exploitative treatment of young actors.
Birçok kişi, film endüstrisinin genç oyunculara karşı **sömürücü** tutumunu eleştirdi.
Don’t sign any exploitative contracts—you deserve fair terms.
**Sömürücü** sözleşmelere imza atma—adil şartları hak ediyorsun.