"expedience" in Turkish
Definition
Bir durumda etik ya da adaletten ziyade kolaylık veya avantaj getiren şeyi tercih etme.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genellikle resmi ve etik, siyaset ya da karar alma konularında kullanılır. 'for reasons of expedience' ve 'political expedience' gibi ifadeler menfaat veya kolaylık öne çıkınca tercih edilir.
Examples
He chose the option out of expedience, not because it was fair.
O, adil olduğu için değil, **çıkarcılık** nedeniyle bu seçeneği seçti.
Sometimes, expedience wins over principle in business.
Bazen iş hayatında ilkeden çok **çıkarcılık** üstün gelir.
They acted out of expedience rather than conviction.
Onlar inançtan ziyade **çıkarcılık** nedeniyle hareket ettiler.
For reasons of expedience, the meeting was moved online.
**Uygunluk nedenleriyle** toplantı çevrimiçi yapıldı.
The law was ignored in the name of political expedience.
Yasa, siyasi **çıkarcılık** adına görmezden gelindi.
Don’t mistake expedience for doing the right thing.
**Çıkarcılığı** doğru yapmakla karıştırmayın.