"exotica" in Turkish
Definition
Egzotika, uzak ya da yabancı bir ülkeden gelen ve alışılmışın dışında, ilginç veya nadir bulunan eşya, müzik ya da tarzlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılmaz ve sanat, müzik ya da nadir, egzotik temalı koleksiyonlarda kullanılır. Biraz eski moda veya sofistike bir havası vardır. Kişiler için değil, daha çok eşya veya tarzlar için uygundur.
Examples
The museum displays rare exotica from around the world.
Müzede dünyanın dört bir yanından gelen nadir **egzotika** sergileniyor.
He collects exotica from Asia and Africa.
O, Asya ve Afrika’dan **egzotika** topluyor.
The shop is known for selling exotica and rare gifts.
O dükkan, **egzotika** ve nadir hediyeler satmasıyla bilinir.
She loves decorating her home with a bit of exotica she finds on her travels.
Evini seyahatlerinde bulduğu biraz **egzotika** ile dekore etmeyi seviyor.
That record store has a huge section devoted to musical exotica from the 1950s.
O plak dükkânında 1950’ler müzik **egzotika**sına ayrılmış dev bir bölüm var.
If you like a touch of the unusual, that market is full of exotica for you to discover.
Alışılmadık bir şeylerden hoşlanıyorsan, o pazarda keşfetmen için bolca **egzotika** var.