"exert" in Turkish
Definition
Fiziksel, zihinsel veya duygusal bir çaba harcamak ya da birine/bir şeye etki, güç veya baskı uygulamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya akademik bağlamda, 'exert effort', 'exert influence' gibi kalıplarda kullanılır. Günlük sıradan çaba için kullanılmaz. 'Insert' (yerleştirmek) ile karıştırmayın.
Examples
You must exert more effort to improve your grades.
Notunu yükseltmek için daha fazla çaba **harcamalısın**.
A leader can exert great influence over people.
Bir lider insanlar üzerinde büyük bir etki **uygulayabilir**.
To open the door, you need to exert some force.
Kapıyı açmak için biraz güç **uygulaman** gerekir.
He didn't exert himself during practice, so he didn't improve.
Antrenmanda kendini **zorlamadı**, bu yüzden ilerlemedi.
Parents can exert pressure on their children to choose a certain career.
Ebeveynler çocuklarına belirli bir mesleği seçmeleri için **baskı uygulayabilir**.
If you exert too much energy, you'll get tired quickly.
Eğer çok fazla enerji **harcarsan**, çabucak yorulursun.