"excusing" in Turkish
Definition
Birinin hatasını affetmek veya birini bir şeyi yapmaktan muaf tutmak için sebep sunmak. Ayrıca bir kusuru gerekçelendirmek ya da açıklamak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı-resmi ortamlarda kullanılır. 'excusing someone's behavior' veya 'excusing oneself' gibi deyimlerde sıkça geçer. Sadece özür dilemekten ziyade, gerekçe sunmaya odaklanır.
Examples
She is excusing her son's bad manners.
Oğlu’nun kötü davranışlarını **mazur görüyor**.
He keeps excusing himself for being late.
Geç kaldığı için sürekli kendini **mazur gösteriyor**.
Are you excusing their mistakes again?
Yine onların hatalarını **mazur mu görüyorsun**?
By excusing her absence, the teacher showed understanding.
Onun yokluğunu **mazur görerek** öğretmen anlayış gösterdi.
I’m not excusing what he did, but he was under a lot of stress.
Yaptıklarını **mazur görmüyorum**, ama çok fazla stres altındaydı.
People are always excusing themselves to leave meetings early.
İnsanlar toplantılardan erken ayrılmak için sürekli **mazuriyet gösterir**.