Type any word!

"exculpatory" in Turkish

suçsuzluğunu kanıtlayanberaat ettiren

Definition

Bir kişinin suçsuz olduğunu gösteren veya destekleyen, genellikle adli durumlarda kullanılan bir terimdir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'exculpatory evidence' (suçsuzluğu kanıtlayan delil) şeklinde hukuk alanında kullanılır; günlük konuşmalarda yer almaz.

Examples

The lawyer found exculpatory evidence that proved her client was innocent.

Avukat, müvekkilinin masumiyetini kanıtlayan **suçsuzluğunu kanıtlayan** delil buldu.

An exculpatory statement can help clear someone's name in court.

**Suçsuzluğunu kanıtlayan** bir ifade, birinin adını mahkemede temize çıkarmaya yardımcı olabilir.

The judge considered the exculpatory documents before making a decision.

Hakim, karar vermeden önce **suçsuzluğunu kanıtlayan** belgeleri inceledi.

If the police find exculpatory evidence, they have to share it with the defense.

Polis, **suçsuzluğunu kanıtlayan** delil bulursa, bunu savunmayla paylaşmak zorundadır.

That recording turned out to be exculpatory for the accused.

O kayıt sanık için **beraati sağlayan** bir delil oldu.

His lawyer argued there was new exculpatory information the jury hadn’t seen yet.

Avukatı, jürinin henüz görmediği yeni **suçsuzluğunu kanıtlayan** bilgiler olduğunu savundu.