"excitedly" in Turkish
Definition
Büyük bir mutluluk, coşku veya heyecanla bir şey yapmak. Duygu ve enerji dışa yansır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok hikaye veya konuşmada, fiilleri nitelendirmek için ('heyecanla söyledi' gibi) kullanılır. Resmi dilde tercih edilmez.
Examples
The children shouted excitedly when they saw the ice cream truck.
Çocuklar dondurma kamyonunu görünce **heyecanla** bağırdı.
She spoke excitedly about her new puppy.
Yeni köpeğinden **heyecanla** bahsetti.
They excitedly opened their birthday gifts.
Doğum günü hediyelerini **heyecanla** açtılar.
He waved excitedly at his friends across the street.
Karşı kaldırımdaki arkadaşlarına **heyecanla** el salladı.
“Guess what!” she said excitedly as she ran into the room.
"Tahmin et!" diye **heyecanla** odaya koşarak girdi.
The fans cheered excitedly when their team scored the winning goal.
Takımları galibiyet golünü atınca taraftarlar **heyecanla** tezahürat yaptı.