Type any word!

"evocative" in Turkish

çağrıştırıcı

Definition

Bir şeyi, özellikle duyguları ya da anıları güçlü şekilde hatırlatan şeyler için kullanılır. Genellikle sanat, müzik veya yazı tarif edilirken kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi bir kelimedir, inceleme ve açıklamalarda sıkça kullanılır. 'evocative imagery', 'evocative music' gibi kalıplarda geçer. 'Provoking' gibi harekete geçirmeyi değil, hatırlatmayı/duygu çağrışımını ifade eder.

Examples

The painting is very evocative and reminds me of my childhood.

Bu tablo çok **çağrıştırıcı**, bana çocukluğumu hatırlatıyor.

Her stories are evocative of old fairy tales.

Onun hikâyeleri eski masalları **çağrıştırıcı** nitelikte.

The music was evocative and made everyone feel emotional.

Müzik çok **çağrıştırıcıydı** ve herkesi duygulandırdı.

That smell is so evocative—it instantly takes me back to my grandmother's kitchen.

Bu koku o kadar **çağrıştırıcı** ki—bana anında büyükanemin mutfağını hatırlatıyor.

His evocative language really brought the scene to life.

Onun **çağrıştırıcı** dili gerçekten sahneyi canlandırdı.

There's something extremely evocative about walking on a quiet beach at night.

Gece sessiz bir sahilde yürümekte son derece **çağrıştırıcı** bir şey vardır.