"euphoria" in Turkish
Definition
Sıradan mutluluktan daha yoğun, aşırı mutluluk, coşku veya kendini iyi hissetme hâlidir.
Usage Notes (Turkish)
Çok güçlü ve geçici mutluluk ya da heyecan için 'öfori' denir; tıbbi ve psikolojik alanlarda da kullanılır. 'Joy' kadar genel değildir, 'a sense of euphoria' gibi ifadelerde geçer.
Examples
She felt euphoria when she heard the good news.
İyi haberi duyduğunda **öfori** hissetti.
Winning the match gave the team a sense of euphoria.
Maçı kazanınca takımda **öfori** duygusu oluştu.
The crowd cheered in euphoria after the final goal.
Son golün ardından kalabalık **öfori**yle tezahürat yaptı.
After months of hard work, he experienced pure euphoria when he got accepted into the university.
Aylarca çalıştıktan sonra üniversiteye kabul edilince saf **öfori** yaşadı.
There's a kind of euphoria you feel after reaching a life goal that words can't really describe.
Hayatta bir hedefe ulaşınca, kelimelerle anlatılamayan bir tür **öfori** hissedersin.
His voice was full of euphoria when he called to share the news.
Haberi paylaşmak için aradığında sesi **öfori** doluydu.