"espionage" in Turkish
Definition
Özellikle siyasi veya askeri amaçlarla, gizlice gizli veya hassas bilgilerin toplanması eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Resmidir ve çoğunlukla haber, hukuk veya tarih metinlerinde görülür. Devlet istihbaratı veya şirketler arası casusluk anlamına gelir; gündelik bilgi toplama için kullanılmaz.
Examples
Espionage often involves risky secret missions.
**Casusluk** genellikle tehlikeli gizli görevleri içerir.
She was arrested for espionage against her own country.
Kendi ülkesine karşı **casusluk** yaptığı için tutuklandı.
The movie is about international espionage.
Film, uluslararası **casusluk** hakkındadır.
Accusations of espionage can severely damage relations between countries.
**Casusluk** suçlamaları ülkeler arasındaki ilişkileri ciddi şekilde zedeleyebilir.
Modern espionage uses advanced technology like satellites and hacking.
Modern **casusluk** uydular ve hackleme gibi ileri teknolojiler kullanır.
For years, the company battled accusations of corporate espionage.
Şirket, yıllarca kurumsal **casusluk** suçlamalarıyla mücadele etti.