"ersatz" in Turkish
Definition
Genellikle orijinalinden daha düşük kaliteli olan, yerine geçen sahte veya taklit ürün.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi ifadelerde kullanılır ve gerçek ürün yerine geçen, daha düşük kaliteli taklitler için kullanılır ('ersatz coffee', 'ersatz leather'). Küçük, önemsiz yedekler için tercih edilmez.
Examples
We drank ersatz coffee during the shortage.
Kıtlık sırasında **sahte** kahve içtik.
This wallet is made of ersatz leather.
Bu cüzdan **sahte** deriden yapılmıştır.
He bought an ersatz diamond ring for the play.
Oyunda kullanmak için **sahte** pırlanta yüzük aldı.
People could taste that the chocolate was ersatz.
İnsanlar çikolatanın **sahte** olduğunu tadından anladı.
The hotel looked fancy but felt a bit ersatz inside.
Otel şık görünüyordu ama içi biraz **yapay** hissettirdi.
After a while, everyone could tell the painting was an ersatz copy.
Bir süre sonra herkes tablonun **sahte** bir kopya olduğunu anladı.