"epiphanies" in Turkish
Definition
Bir anda yeni bir bakış açısı kazanmak veya önemli bir şeyi aniden fark etmek anlamına gelir. Genellikle derin içgörü ya da manevi aydınlanma için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da edebi ortamlarda, derin ve önemli farkındalıklar için kullanılır; basit gündelik buluşlar için uygun değildir.
Examples
She had several epiphanies while traveling alone.
Yalnız seyahat ederken birkaç **aydınlanma** yaşadı.
Books can sometimes give people powerful epiphanies.
Kitaplar bazen insanlara güçlü **aydınlanmalar** kazandırabilir.
His epiphanies helped him change his career path.
Onun **aydınlanmaları**, kariyer yolunu değiştirmesine yardımcı oldu.
I thought I was lost until I started having these little epiphanies about what really matters.
Kaybolduğumu sanıyordum ama asıl önemli şeylerle ilgili küçük **aydınlanmalar** yaşamaya başlayınca değiştim.
Some people say their best ideas come from showers or sudden epiphanies during a walk.
Bazı insanlar en iyi fikirlerinin duşta veya yürüyüş sırasında gelen ani **aydınlanmalardan** doğduğunu söyler.
Looking back, I realize my biggest growth moments were those unexpected epiphanies that hit me out of nowhere.
Geriye dönüp bakınca, en çok geliştiğim anlar, hiç beklemediğim anda gelen bu **aydınlanmalardı**.