Type any word!

"entrapped" in Turkish

tuzağa düşürülmüş

Definition

Bir tuzağa ya da hileye düşerek kaçamayacak duruma gelmek. Hem fiziksel hem mecazi anlamda kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuki veya resmi dilde kullanılır. Gündelik konuşmada 'trapped' (kapana kısılmış) daha yaygındır.

Examples

The animal was entrapped in a cage.

Hayvan kafeste **tuzağa düşürülmüş** durumdaydı.

She felt entrapped by her responsibilities at home.

Evdeki sorumlulukları nedeniyle kendini **tuzağa düşürülmüş** hissetti.

The suspect claimed he was entrapped by undercover officers.

Şüpheli, gizli memurlar tarafından **tuzağa düşürülmüş** olduğunu iddia etti.

I sometimes feel entrapped in my own thoughts.

Bazen kendi düşüncelerimde **tuzağa düşürülmüş** gibi hissediyorum.

It was clear he had been entrapped by a clever scam.

Açıkça görülüyordu ki, o akıllıca bir dolandırıcılıkla **tuzağa düşürülmüş**.

Many felt entrapped by the new strict laws.

Birçok kişi yeni katı yasalar yüzünden **tuzağa düşürülmüş** hissetti.