Type any word!

"enriching" in Korean

풍요롭게 하는의미 있는

Definition

Bir şeyi daha iyi, daha dolu veya değerli kılan; genellikle bilgi, deneyim veya kalite eklenmesiyle kullanılır.

Usage Notes (Korean)

'풍요롭게 하는', '의미 있는' gibi ifadeler kişisel gelişimi veya anlayışı artıran olumlu deneyimler için kullanılır. Özellikle 'zenginleştirici deneyim' yaygındır. Genellikle olumlu ve biraz resmidir.

Examples

Traveling can be an enriching experience.

Seyahat etmek **zenginleştirici** bir deneyim olabilir.

Reading books is enriching for the mind.

Kitap okumak zihin için **zenginleştirici**dir.

Volunteering brings enriching moments to life.

Gönüllülük hayatınıza **zenginleştirici** anlar katar.

That documentary was really enriching—I learned so much.

O belgesel gerçekten **zenginleştirici**ydi—çok şey öğrendim.

Spending time with people from different cultures is always enriching.

Farklı kültürlerden insanlarla vakit geçirmek her zaman **zenginleştirici**dir.

I find teaching kids incredibly enriching—they give you a new perspective.

Çocuklara öğretmeyi inanılmaz **zenginleştirici** buluyorum—onlar yeni bir bakış açısı kazandırıyor.