"enormity" in Turkish
Definition
Bir suçun ya da eylemin büyük vahşetini veya aşırı ciddiyetini ifade eder. Bazen yanlışlıkla sadece büyüklük anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, hukuki veya edebi yazılarda aşırı kötülük veya ciddiyet vurgulanırken kullanılır. 'enormous' (çok büyük) ile karıştırılmamalı; 'enormity' ahlaki dehşeti anlatır.
Examples
The enormity of the crime shocked everyone in the city.
Suçun **vahşeti** şehirdeki herkesi şoke etti.
They discussed the enormity of the problem.
Onlar, sorunun **büyüklüğünü** tartıştılar.
People could not believe the enormity of what happened.
İnsanlar olanların **vahşetine** inanamadı.
We underestimated the enormity of the task ahead.
Önümüzdeki görevin **büyüklüğünü** hafife aldık.
He spoke with disbelief about the enormity of the disaster.
Felaketin **vahşeti** hakkında şaşkınlıkla konuştu.
It's hard to grasp the full enormity of the situation until you see it yourself.
Durumun **vahşetini** tamamen kavramak için bizzat görmek gerekir.