"encountering" in Turkish
Definition
Beklenmedik şekilde biriyle veya bir şeyle karşı karşıya gelmek ya da sorun ve zorluklarla yüzleşmek.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar için 'tanışmak'tan daha resmidir; genelde sorun, zorluk gibi durumlar için ('sorunla karşılaşmak') kullanılır. Günlük, planlı buluşmalar için uygun değildir.
Examples
We are encountering a few problems with the project.
Projede birkaç problemle **karşılaşıyoruz**.
She loves encountering new cultures when she travels.
Seyahat ederken yeni kültürlerle **karşılaşmayı** sever.
They are encountering heavy traffic this morning.
Bu sabah yoğun trafikle **karşılaşıyorlar**.
I wasn’t expecting to be encountering so many challenges this year.
Bu yıl bu kadar çok zorlukla **karşılaşacağımı** beklemiyordum.
If you’re encountering issues, let us know and we’ll help.
Eğer **sorunlarla karşılaşıyorsanız**, bize bildirin, yardımcı olalım.
I keep encountering old friends at the supermarket lately.
Son zamanlarda markette sık sık eski arkadaşlarla **karşılaşıyorum**.