"encompassed" in Turkish
Definition
Bir şey çok sayıda unsuru içerebilir veya tamamen çevreleyebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle akademik veya edebi anlatımlarda kullanılır; günlük konuşmada nadir görülür. 'encompassed by', 'encompassed a wide range' gibi kalıplarda bulunur.
Examples
The country was encompassed by water on all sides.
Ülke her tarafından suyla **çevrelenmişti**.
Her responsibilities encompassed teaching and research.
Sorumlulukları **kapsamıştı** öğretim ve araştırmayı.
The festival encompassed music, food, and dance.
Festival, müzik, yiyecek ve dansı **kapsıyordu**.
His work has always encompassed a broad range of styles.
Çalışmaları her zaman geniş bir stil yelpazesini **kapsamıştır**.
The mountains encompassed the small village, making it hard to reach.
Dağlar küçük köyü **çevrelemişti** ve ulaşımı zorlaştırıyordu.
Their interests encompassed everything from art to science.
İlgi alanları sanattan bilime kadar her şeyi **kapsıyordu**.