Type any word!

"embroil in" in Turkish

karışmaksürüklenmek

Definition

Genellikle sorun, çatışma veya tartışma içeren zor bir duruma karışmak veya çekilmek.

Usage Notes (Turkish)

Yarı resmi veya resmi; çoğunlukla olumsuz ya da karmaşık durumlarda, pasif yapıda kullanılır ('was embroiled in'). Nötr 'involve' ile karıştırmayın.

Examples

She got embroiled in a heated argument at work.

İş yerinde hararetli bir tartışmaya **karıştı**.

The company was embroiled in a scandal last year.

Şirket geçen yıl bir skandala **karıştı**.

He found himself embroiled in a family dispute.

Kendini aile içi bir tartışmaya **karışmış** buldu.

Reporters were quickly embroiled in the chaos at the protest.

Muhabirler protestodaki kaosa hızla **karıştı**.

I never thought I'd get embroiled in office politics, but here I am.

Ofis politikalarına **karışacağımı** hiç düşünmezdim, ama işte buradayım.

The celebrity was quickly embroiled in rumors after the interview.

Ünlü kişi röportajdan sonra hızla dedikodulara **karıştı**.