"embolus" in Turkish
Definition
Emboli; kanda dolaşan ve damarı tıkayabilen kan pıhtısı veya hava kabarcığı gibi bir parçadır.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi bir terimdir. Çoğunlukla klinik veya akademik ortamlarda kullanılır. 'Trombus' ile karıştırmayın; 'embolus' yer değiştirir. 'Pulmoner emboli', 'yağ embolisi' gibi kalıplarla sık kullanılır.
Examples
An embolus can block the flow of blood in an artery.
Bir **emboli** bir atardamarda kan akışını engelleyebilir.
A blood clot that travels is called an embolus.
Hareket eden bir kan pıhtısına **emboli** denir.
Doctors look for signs of an embolus in stroke patients.
Doktorlar, inme hastalarında **emboli** işaretlerine bakar.
The patient suffered a stroke because an embolus blocked a vessel in the brain.
Hasta, beyninde bir damarı **emboli** tıkadığı için felç geçirdi.
A fat embolus can sometimes form after a bone fracture.
Bazen bir kemik kırığı sonrası yağ **emboli**si oluşabilir.
An air embolus is rare, but it can be life-threatening if not treated immediately.
Hava **emboli**si nadirdir, ama hemen tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilir.