"embezzler" in Turkish
Definition
Kendisine emanet edilen parayı gizlice ve yasa dışı olarak kendi çıkarına kullanan kişi, genellikle çalıştığı kurumda.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuk, iş veya haberlerde kullanılır. 'Hırsız' veya 'soyguncu' yerine kullanılmaz; güvene dayalı yetkiyi kötüye kullanmak anlamı taşır.
Examples
The police arrested the embezzler last night.
Polis dün gece **zimmetçiyi** yakaladı.
An embezzler stole money from the company.
Bir **zimmetçi** şirketten para çaldı.
The judge called him an embezzler.
Hakim ona **zimmetçi** dedi.
Everyone trusted her, so no one suspected she was an embezzler all along.
Herkes ona güveniyordu, bu yüzden kimse başından beri onun bir **zimmetçi** olduğundan şüphelenmedi.
They finally caught the embezzler after years of missing funds.
Yıllarca kayıp fondan sonra sonunda **zimmetçi** yakalandı.
Being an embezzler can destroy your career and reputation.
**Zimmetçi** olmak kariyerinizi ve itibarınızı mahvedebilir.