"embed in" in Turkish
Definition
Bir şeyi başka bir şeyin içine sıkıca ve derinlemesine yerleştirmek veya gömmek. Ayrıca fikirlerin, özelliklerin veya verilerin bir bütünün ayrılmaz parçası haline gelmesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik veya resmi alanlarda kullanılır. 'betona gömmek' veya 'bir web sitesine yerleştirmek' gibi kalıplarda sık geçer. 'attach'den daha bütünleyici ve kalıcıdır. Somut olmayan kavramlar için de kullanılır.
Examples
The seeds are embedded in the soil.
Tohumlar toprağa **yerleştirilmiştir**.
A video was embedded in the website.
Bir video web sitesine **yerleştirildi**.
Jewels are embedded in the crown.
Taçta mücevherler **gömülüdür**.
Technology is now deeply embedded in our daily lives.
Teknoloji artık günlük yaşantımıza derinlemesine **yerleşmiş** durumda.
The experience has really embedded in my memory.
O deneyim gerçekten hafızama **kazındı**.
His beliefs are so embedded in his personality that it’s hard to change his mind.
Onun inançları kişiliğine öyle **yerleşmiş ki**, fikrini değiştirmek zor.