"elysian" in Turkish
Definition
Son derece güzel, saf veya kusursuz; cennet ya da cennetsel bir yeri anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok edebi ve resmi bir kelimedir; günlük konuşmada nadiren duyulur. En çok şiirlerde veya gösterişli betimlemelerde karşınıza çıkar.
Examples
The view from the mountain was simply elysian.
Dağdan bakış gerçekten **cennet gibi**ydi.
She listened to the elysian music and smiled.
O, **cennet gibi** müziği dinleyip gülümsedi.
The garden looked elysian after the rain.
Bahçe yağmurdan sonra **cennet gibi** görünüyordu.
That sunset had an elysian glow I've never seen before.
O gün batımında daha önce hiç görmediğim bir **cennet gibi** parlaklık vardı.
The artist's work transports you to an elysian world.
Sanatçının eseri sizi **cennet gibi** bir dünyaya götürüyor.
After months of stress, that spa felt positively elysian.
Aylarca süren stresten sonra, o spa gerçekten **cennet gibi** geldi.